OSTEOPOROZ

Osteoporoz giderek yaygınlaşan bir toplum sağlığı sorunudur. Osteoporoza bağlı kırık vakası sayısı her yıl 5 kat artmaktadır. Yapılan araştırmalar, osteoporoz teşhisi konulan hastaların ortalama yaşının 60 olduğunu göstermektedir. Ancak 50’li yaşlardan itibaren pek çok kadın osteoporozdan etkilenir.

Günümüzde osteoporoz etkili bir şekilde tedavi edilebilmekte ve erken teşhis ile kemik bütünlüğü korunabilmektedir. Kemik sağlığının korunabilmesi için çocukluktan itibaren kemiklerimizi korumaya ihtiyacımız vardır.

OSTEOPOROZ NEDİR ?

Osteoporoz sözcük olarak "gözenekli kemik" anlamına gelmektedir. Normal haliyle sert ve dayanıklı olan kemikler, osteoporozda dayanıksız ve kırılgan bir durum alır. Öyle ki yerden herhangi bir şey almak için eğilmek veya öksürük gibi hafif yüklenmeler bile osteoporozlu kişilerde kırıklara neden olabilir.

Osteoporozun ilk belirtisi küçük bir düşme sonucu meydana gelen kalça, omurga veya el bileği kırığıdır. El bileği kırıklarına daha çok 50’li yaşlardaki erkek ve kadınlarda rastlanır; daha yaşlı olanlar kalça kırığına eğilimlidir.
Sağlıklı bireylerde Kemik yapım ve yıkım süreçleri bir denge durumundadır.

Gençlerde kemik yapım hızı, yıkım hızından fazladır; dolayısıyla kemik kütlesi artarak  otuzlu yaşların ortalarında en yüksek seviyesine ulaşır. Bundan sonra artık yıkım hızı, yapım hızından biraz daha yüksektir. Kadınlarda östrojen, eski kemiğin yıkımını yavaşlatarak ve yeni kemik yapımını artırarak kemiklerin dayanıklılığında önemli bir rol üstlenir.

Menopozda östrojen düzeyleri düştüğünde kemik yıkımı hızlanır. İlerleyen yaşla birlikte kadınlar kemik kütlelerinin % 35 ila 50'sini, erkekler % 20-35 kadarını yitirirler.

Erkeklerin kemikleri çocukluktan itibaren daha güçlüdür  o yüzden kadınlara kıyasla osteoporoz dan daha az etkilenirler. Erkek hastalardaki osteoporoz testosteron eksikliğinden ve / veya başka fiziksel problemlerden kaynaklanır.

Kemikler uzun süren hareketsizlik sonucu güçsüzleşebilir. Bunun yanı sıra romatoid artrit (eklem romatizması) veya astım gibi hastalıkların tedavisinde kullanılan kortikosteroidler (kortizona benzeyen ilaçlar) de osteoporoza neden olur.

25-35 yaşları arasında sahip olduğunuz kemik kütlesi ne kadar fazlaysa normal yaşlanmada osteoporoz gelişme riski de o ölçüde düşük olacaktır.

KİMLER RİSK ALTINDADIR ?

Osteoporoza bağlı kırıklar kadınlarda erkeklerden iki kat daha sık görülmektedir. İnce yapılı kadınlarda risk özellikle yüksektir. Yaşla birlikte osteoporoz riski artmaktadır. Kırklı yaşların başında veya daha önce menopoza girildiğinde östrojen miktarı erken azalacağından risk artar. Birinci dereceden kadın akrabalarınızda osteoporoz görüldüyse risk grubunda olabilirsiniz. Bu durumda lütfen doktorunuza danışın.

OSTEOPOROZ ve KALSİYUM

Kalsiyum; kemik, diş ve tırnak sağlığında önemli rol oynar. Sağlıklı kemik oluşumu, bunun devamı ve kemik kaybının önlenmesi için kalsiyum dengesi çok önemlidir. Büyüme dönemindeki çocuklar, ergenler, gebeler ve emziren kadınlar kalsiyuma en çok ihtiyacı olanlardır. Kemik kütlesi otuzlu yaşlarda maksimum miktarına erişir. Araştırmacılar, özellikle genç yaşlarda bol kalsiyum alınmasının, ileri yaşlarda osteoporoz riskini azalttığını belirtmektedirler.

D vitamini, kalsiyumun kemiklere ulaşması için gerekli olan ve vücut tarafından sentezlenebilen bir vitamindir. Yaşla birlikte D vitamini sentezi de azaldığı için kalsiyum emilimi de azalır. Yine menopoz döneminde östrojen seviyesi düştüğü için kemiklerdeki kalsiyum miktarı azalarak  kemik yıkımı artar.

KALSİYUM DESTEĞİ :

Günlük besinlerle alınan kalsiyumun yeterli olmadığı durumlarda dışarından kalsiyum ve kalsiyumun emilimini artırmak amacıyla D vitamini alınması gerekir. Kalsiyum desteği alırken dikkat etmeniz gerekenler:

KAYNAKÇA ; MAYO KLİNİK, MAYIS 1995

Yaş/Cinsiyet Önerilen günlük kalsiyum miktarı
7-12 yaş arası çocuklar 800 mg
13-19 yaş arası gençler 1000 mg
Erişkin erkekler 1000 mg
Kadınlar 1000 mg
Hamile veya emziren kadınlar 1500 mg
45 yaş üzeri tüm kadınlar 1000 mg
HRT gören kadınlar 1000 mg

 OSTEOPOROZ ve D VİTAMİNİ

D vitamini, ince barsaklardan kalsiyumun emilmesine yardımcı olur. Kalsiyumun kemiklerde ve dişlerde tutulmasını sağlar. D vitamini ve kalsiyumun uzun süreli eksikliği osteoporoza neden olur. Bu sebeple kalsiyum yanında yeterli miktarda D vitamini almak gereklidir.

D vitamini güneşin etkisi ile vücudumuz tarafından sentezlenebilen bir vitamin türüdür. Yaşla birlikte vücudun UV ışınlarından D vitamini sentezleme yeteneği azalır. Yaz aylarında haftada üç defa 10-15 dakika güneşlenmek faydalı olacaktır.

Yaşla birlikte azalan D vitamini sentezleme yeteneğinin açığını, dışarıdan D vitamini desteği alarak kapatabilirsiniz. Özellikle az güneşe çıkanların D vitamini desteğine ihtiyacı vardır. Kalsiyum tableti alıyorsanız içinde 200-400 IU D vitamini de bulunmasına dikkat edin.

Kaynakça: Mayo Klinik, Aralık1994

 OSTEOPOROZU ÖNLEME YOLLARI

Sigara, muhtemelen östrojen miktarını ve kalsiyumun barsaklardan emilini azaltarak kemik kaybını artırmaktadır. Menopoz sonrasında sigara içen kadınlar, östrojen tedavisi uygulansa bile bundan yararlanamamaktadır. Ayrıca sigara içen kadınlar daha erken menopoza girmektedir.

Kemik yapımının dorukta olduğu yaşlarda (26-30 yaş) yeterli kalsiyum alımı daha yüksek bir doruk kemik kütlesine katkıda bulunur ve sonraki yıllarda osteoporoz riskini azaltır. Kalsiyum ve D vitamini sağlıklı kemiklere sahip olmanın temel koşuludur. Kalsiyumun emilimi ve kemiklerde depolanması için D vitaminine ihtiyaç vardır.

Günde iki kadehten fazla alkol alınması kemik yapımını ve kalsiyum emilimin azaltabilir.

Günde üç fincandan fazla kahve içilmesi idrarla atılan kalsiyum miktarını iki katına çıkarmaktadır.

Ağırlık çalışması, yürüyüş, koşu, merdiven tırmanma, kayak, osteoporozdan korunmak için kemik yapımına yardımcı egzersizlerdir. Yüzme ve bisiklet iyi birer egzersiz olmakla birlikte kemiklere fazla yararı yoktur.

Kaynakça: Mayo Klinik, Ekim 1997